Juventus camiası için 17 Şubat 2026 gecesi unutulması güç bir travma olarak hafızalara kazındı. İstanbul’da RAMS Park’ın atmosferinde Galatasaray karşısına çıkan İtalyan devi, Şampiyonlar Ligi play-off mücadelesinin ilk yarısını 2-1 önde kapatmasına rağmen sahadan 5-2’lik tarihi bir mağlubiyetle ayrıldı. Teun Koopmeiners’ın bulduğu iki golle umutlanan Bianconeri, ikinci yarıda adeta sahada yokları oynadı. Savunma hattındaki bireysel hatalar, Juan Cabal’ın kırmızı kart görerek takımını eksik bırakması ve kalesinde gördüğü art arda goller, teknik direktör Luciano Spalletti üzerindeki baskıyı zirveye taşıdı. Şimdi tüm gözler, 1 Mart 2026 tarihinde Serie A’nın 27. haftasında oynanacak olan kritik Roma deplasmanına çevrilmiş durumda. Stadio Olimpico’da TSİ 22:45’te başlayacak olan bu randevu, hem Spalletti’nin geleceği hem de takımın özgüveni açısından hayati bir önem taşıyor.
İstanbul’daki Çöküşün Ardından Spalletti’nin Zorlu Sınavı
Galatasaray karşısında alınan ağır yenilgi, aslında Juventus’un son dönemde yaşadığı yapısal sorunların bir yansımasıydı. İstanbul’daki facianın sadece birkaç gün öncesinde, 14 Şubat’ta Inter’e karşı alınan 3-2’lik mağlubiyet de benzer bir senaryoya sahipti. O maçta da Pierre Kalulu’nun kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalan Juventus, son dakikada yediği golle sahadan puansız ayrılmıştı. Üst üste iki maçta toplam 8 gol yiyen bir savunma kurgusu, Spalletti’nin taktik disiplini konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Özellikle maçların ikinci yarılarında yaşanan fiziksel ve zihinsel düşüşler, teknik ekibin acilen çözüm bulması gereken bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Spalletti, Roma maçında hem savunma güvenliğini yeniden tesis etmek hem de oyuncularının sarsılan moralini düzeltmek zorunda.
Spalletti için bu maçın bir diğer anlamı ise duygusal bir geri dönüş olmasıdır. Kariyerinin önemli bir bölümünü geçirdiği ve büyük başarılar yakaladığı Roma’ya bu kez rakip olarak dönen tecrübeli teknik adam, Olimpico’nun baskıcı atmosferinde eski takımına karşı taktik bir savaş verecek. Karşısında ise Gian Piero Gasperini yönetiminde bu sezon ligin en istikrarlı takımlarından biri haline gelen bir Roma var. 46 puanla Juventus ile aynı puanda bulunan ancak averajla üst sıralarda yer alan Roma, savunma organizasyonu ve geçiş hücumlarındaki hızıyla dikkat çekiyor. İlk maçta Juventus, sahasında rakibini 2-1 mağlup etmeyi başarmıştı ancak o dönemden bu yana dengelerin Roma lehine değiştiğini söylemek yanlış olmaz.
Roma Karşısında Savunma Zafiyetleri ve Taktiksel Hatalar
Juventus’un son haftalarda yaşadığı en büyük problem, Spalletti’nin ısrarla uygulattığı “geriden oyun kurma” felsefesinin rakipler tarafından kolayca çözülmüş olmasıdır. Galatasaray maçında Noa Lang’ın attığı dördüncü gol, savunmanın kendi ceza sahası çevresinde yaptığı basit bir pas hatasından kaynaklanmıştı. Rakiplerin yaptığı yoğun prese karşı Juventus savunmacılarının soğukkanlılığını yitirmesi, Roma maçında Gasperini’nin en büyük kozu olacaktır. Roma’nın yüksek tempolu pres gücü, Juventus’un kırılgan savunma hattını maçın başında hataya zorlayabilir. Bu noktada Spalletti’nin daha pragmatik bir yaklaşıma dönüp dönmeyeceği merak konusu. Belki de takımın şu anki önceliği estetik bir oyun değil, sadece savunma güvenliğini sağlayarak sahadan sonuçla ayrılmak olmalıdır.
Kadro derinliği konusundaki sıkıntılar da Juventus’un elini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Dusan Vlahovic’in uzun süreli sakatlığı, hücum hattında büyük bir boşluk yaratmış durumda. Jonathan David, Vlahovic’in yokluğunu doldurmaya çalışsa da İstanbul deplasmanında fiziksel olarak oldukça yetersiz bir görüntü sergiledi. Hücumda çoğalmakta zorlanan Juventus, rakip ceza sahası çevresinde yaratıcılıktan uzak bir oyun sergiliyor. Kenan Yıldız’ın bireysel yetenekleri ve Koopmeiners’ın uzaktan şutları dışında takımı sürükleyecek bir hücum planının olmaması, Roma’nın katı savunması karşısında Juventus’u zor durumda bırakabilir. Spalletti’nin bu kısıtlı rotasyondan nasıl bir çözüm üreteceği, maçın kaderini doğrudan etkileyecektir.
Sakatlıklar ve Takımın Değişen Hücum Dinamikleri
Gleison Bremer’in Galatasaray maçında yaşadığı sakatlık, Juventus savunması için adeta bir kâbus senaryosu anlamına geliyor. Eğer Brezilyalı stoper Roma maçına yetişemezse, zaten güven vermeyen arka hat daha da zayıflayacaktır. Pierre Kalulu ve Kelly ikilisinin Roma’nın hızlı forvetleri karşısında ne kadar direnç göstereceği belirsizliğini koruyor. Orta sahada Locatelli ve Koopmeiners üzerine binen yük ise her geçen maç artıyor. Koopmeiners, Galatasaray maçında attığı iki golle bireysel olarak formda olduğunu kanıtladı ancak futbolun bir takım oyunu olduğu gerçeği, Juventus’un kolektif performansındaki düşüşle bir kez daha yüzlerine çarptı. Hollandalı yıldızın Roma karşısında da benzer bir sorumluluk alması beklense de, takım arkadaşlarının ona ne kadar destek vereceği büyük bir soru işareti.
Roma cephesinde ise motivasyon oldukça yüksek. Paulo Dybala, eski takımı Juventus’a karşı her zaman özel bir motivasyonla sahaya çıkıyor. Arjantinli yıldızın Olimpico’daki yaratıcılığı ve duran toplardaki etkisi, Juventus savunması için en büyük tehdit olacak. Ayrıca Juventus altyapısından yetişen Matias Soule’nin de kendisini kanıtlama isteği, Roma hücumlarına ekstra bir dinamizm katacaktır. Gasperini’nin takımı, ev sahibi avantajını kullanarak maçın başında yoğun bir baskı kurup Juventus’un psikolojik kırılganlığından faydalanmayı hedefleyecektir. Juventus’un bu baskıya nasıl bir direnç göstereceği, maçın ilk 15-20 dakikalık bölümünde netleşecektir.
Olimpico Atmosferinde Stratejik Beklentiler ve Analizler
Bu büyük derbi için yapılacak analizlerde, her iki takımın da gol yollarındaki etkinliği ön plana çıkıyor. Juventus’un savunma zafiyetleri ve Roma’nın iç saha performansı göz önüne alındığında, karşılıklı gollerin atılacağı bir senaryo oldukça muhtemel görünüyor. İstatistiksel olarak her iki takımın da son haftalarda skora katkı yapan oyuncularının formda olması, maçın gollü geçme ihtimalini artırıyor. Ancak maçın stratejik yönü, kimin daha az hata yapacağı üzerine kurulu olacak. Juventus son iki resmi maçında kırmızı kart görerek disiplin sorunları yaşadığını gösterdi. Hakem kararlarının ve oyuncu sakinliğinin bu denli gergin bir atmosferde ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılacaktır.
Maçın ikinci yarılarında yaşanan performans düşüşleri de stratejik bir veri olarak masada duruyor. Juventus’un hem Inter hem de Galatasaray maçlarında ikinci devrede tamamen oyundan düşmesi, kondisyonel bir eksiklikten ziyade mental bir dağılmayı işaret ediyor. Eğer Juventus ilk yarıda skoru dengede tutmayı başarırsa, ikinci yarıda yaşanabilecek bir konsantrasyon kaybı Roma’nın maçı koparmasına neden olabilir. Bahis severler için de “ikinci yarıda daha fazla gol olur” seçeneği veya kart bahisleri, bu maçın tarihsel sertliği ve Juventus’un mevcut durumu düşünüldüğünde değerlendirilebilir tercihler arasındadır. Sonuç olarak, İstanbul’un yaralarını sarmak isteyen bir Juventus ile zirve takibini sürdürmek isteyen bir Roma arasındaki bu mücadele, İtalya’da futbolseverleri ekran başına kilitleyecek bir taktik savaşa sahne olacak.
Maç Bilgileri:
Tarih: 1 Mart 2026, Pazar
Saat: 22:45 (TSİ)
Stadyum: Stadio Olimpico, Roma
Müsabaka: Serie A, 27. Hafta
İlk Maç Sonucu: Juventus 2-1 Roma (20 Aralık 2025)

